17 Eylül 2019

ECZACI KÂR ORANLARI GİTTİKÇE ERİYOR, ÇÖZÜM BULUNACAK MI?

Yusuf Kurkcuoglu Son Foto

Ecz. Yusuf KÜRKÇÜOĞLU yazdı… 

Eczacı kârlılık baremleri 10 yılı aşkın bir süredir değişmezken, eczacı için bir gelir kalemi olan kan ürünlerinin eczane dışına çıkartılması planlanıyor. Eczacılar bu duruma sitem ediyor…

 

ECZACI KÂR ORANLARI ARTIRILMALI

Eczacı kârlılık baremleri 2007 yılından beri aynı durumda. Birçok defa köşemizde bu konuya yer verdik. 2007 yılında 55 TL ve üzeri olan ilaçlar, günümüzde 100 TL’yi geçmiş ve 2007’de % 25 olan bu ilaçların kârlılığı % 16’ya düşmüştür. Aynı şekilde 2007 yılında 110 TL ve üzerinde olan ilaçlar ilaç kurunda yapılan artış ile 2019 yılında 200 TL’yi geçmiş ve % 16 olan eczacı kârı, % 12’ye düşmüştür. Eczacıların isteği tüm kademelerdeki ilaçlar için kâr oranının yüzde 25’e çekilmesidir. Kârlılıkları düşen eczacılar ekonomik bir darboğaza sürüklenmektedir. Buna en kısa sürede bir çare bulunması gerekmektedir.

 

KAN ÜRÜNLERİ

Kan ürünleri, insan kanından üretilen, lazım olduğunda kan kadar gerekli olan, fiyatları yurt dışında çok düşükken Türkiye’de bir hayli yüksek olan ilaçlar. Bu ilaçların ayaktan tedavi gören hastalara ulaştırılması, SGK – TEB arasında imzalanan protokol gereği; eczacı odaları marifetiyle, TEB gözetimi ve SGK denetiminde işleyen, eşitsizliği ve adaletsizliği önleyen Sıralı Dağıtım Listesi’ne tabi. Şimdilerde bir firma aracılığıyla bu ürünlerin dağıtımının planlandığı ve eczanelerin sistem dışı bırakılacağı gündemde. Eczanelerin kâr oranları azalmışken kan ürünlerinin de eczane dışına çıkartılması eczacıya vurulacak en büyük darbe olur. Hangi mantıkla kan ürünleri eczane dışında hastalara verilir bunu biri çıkıp açıklayabilir mi? Vatandaşların en yakın sağlık danışmanı olan eczacıların bu hizmeti vermesini engellemek sağlık sistemine vurulmuş bir darbe olur. Türk Eczacıları Birliği konuyla ilgili şunları soruyor: Ayaktan tedavide kullanılan kan ürünleri; SGK-TEB-Eczacı Odaları iş birliğinde son derece güvenli çalışan bir sistemle hastalara zaten ulaştırılıyorken neden birinci basamak sağlık merkezi olan eczaneler bu sistemin dışına çıkarılmak isteniyor? Eczaneleri saf dışı bırakma noktasında kan ürünleri sadece bir başlangıç mı, başka hangi ilaç gruplarının hastaya ulaştırılmasında eczanelerin saf dışı bırakılması planlanıyor? Bu soruların cevabını ilgililerden bekliyoruz…

 

MEZUN ÇOK, AMA İŞ YOK!

Hep gündemde tuttuğumuz bir konu olan eczacılık fakültelerinin fazlalığını yine gündeme getiriyoruz. Geçtiğimiz aylarda sektör tarafından çokça konuşuldu bu konu. Fakülte sayısı ve mezun sayısı yıllar geçtikçe artıyor ama istihdam edilen eczacı sayısı azalıyor. Mazun çok, iş yok. Nereye kadar bu? İlgililer bu durumu görürken halen neden eczacılık fakültesi açılmasına izin veriyorlar bunu da anlamak mümkün değil. TEİS Başkanı Nurten Saydan da “Önümüzdeki dönem yeni mezun olacak genç eczacılar için iş bulma açısından ciddi sorunların yaşanacağı bir dönem olacak. Zira mezun olanların nerede istihdam edileceği düşünülmeden, planlanmadan açılan üniversiteler gençlerimize bir gelecek sunan kurumlar olmak yerine maalesef işsizliği öteleyen bir yapı halini almış durumdalar” diyor. Sektörün tüm paydaşları fakülte sayısının çokluğuna mezun sayısının çokluğuna dikkat çekerken ülkeyi yönetenlerin bunu dikkate almaması gerçekten üzücü. Yeni eczacılık fakültelerinin açılmaması, öğrenci sayısının azaltılmasını temenni ediyoruz.

Bu sayımızda Uzm. Eczacı Kıvanç Atmaca ile önemli bir röportaj gerçekleştirdik. Röportajında eczacının sağlık danışmanlığı rolünün önemine dikkat çeken Kıvanç Atmaca, eczacının sağlık danışmanlığı yönünü ön plana çıkarabilmek ve farmasötik bakım kavramı çerçevesinde hasta odaklı hizmet sunmalarını teşvik edecek yöntemler geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu röportajı ilgiyle okuyacağınızı umarım. Bir diğer röportajımızı ise İstanbul Eczacı Odası Başkan Adayı Ecz. Mustafa Turunç ile yaptık. Sayın Turunç’a ve diğer adaylara şimdiden başarılar dilerim…

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It