21 Mayıs 2019

Kronik Ağrı Tedavisinde Güncel Medikal Nanoteknoloji Yaklaşımları

ahmet alper özturk 2

Dr. Ecz. A. Alper ÖZTÜRK yazdı…

 

Geleneksel farmasötik ilaç taşıyıcı sistemlerle yapılan tedavideki en büyük problemlerden biri hasta uyuncu…

Günlük yaşamın stresi, hava değişimi, fizyolojik koşullar hatta son yapılan araştırmalara göre uçağa binmek… Hepsi ağrı hissetmemize sebep olabiliyor. Bu yazımda ağrı, kronik ağrı ve tedavisi ile ilgili bilgileri uluslararası yayınlara dayanarak sunduktan sonra, kronik ağrı tedavisi üzerine yapılmış bazı nanoteknoloji araştırmalarına yer verdim. Ağrının etkin bir biçimde tedavisi araştırmacılar tarafından önemli sayılan konulardan biri. Özellikle medikal anlamda nanoteknoloji çalışmaları bir çok araştırma ekibi tarafından hem dünyada hem de ülkemizde devam etmekte. Birçok hastalığın piyasa sunulmuş nanoteknoloji bazlı ilaçlarla çözüldüğü de bir gerçek. Yeni umut ise ağrının etkin tedavisinin nanoteknoloji bazlı ilaç taşıyıcı sistemler ile gerçekleştirilmesi.

 

Ağrı nedir?

Ağrı, Uluslararası Ağrı Araştırması Derneği (International Association for the Study of Pain-IASP) tarafından tanımlandığı gibi, gerçek veya potansiyel doku hasarı ile ilişkili olan veya hasta tarafından tarif edilen tatsız bir duyusal ve duygusal deneyim olarak tanımlanan karmaşık bir biyopsikososyal durumdur. Dünya popülasyonun %8 ile %45’i arasındaki bir oranda ağrı durmunu yaşayanların olduğu anketlerle belirlenmiş bir gerçektir [1,2].

Kronik ağrı nedir?

Kronik ağrı; biyolojik, sosyal, fiziksel ve psikolojik bağlantıları olabilen hayati önem taşıyan karmaşık ve zorlu bir durumdur. Kronik ağrı genellikle 12 haftadan uzun süren herhangi bir ağrı türü olarak bilinir. Akut ağrı, bizi olası fizyolojik bozukluklara karşı ani bir şekilde uyarıp göreceli kısa süreli olurken, kronik ağrıda durum tamamen farklıdır. Kronik ağrı genellikle aylarca veya daha uzun sürebilmektedir[2].

Kronik ağrının tedavisinde hangi yöntemler kullanılıyor?

Kronik ağrının tedavisinde kesin çözüm bulunmamasına rağmen, son yaklaşımlardan biri kronik ağrı yaşayan kişilerin yaşam kalitesini iyileştirme açısından tedavidir. Kronik ağrı durumunu yaşayan kişilerin birinci basamak sağlık yönetimi bütünsel ve mümkün olduğunca kanıta dayalı olmalıdır. Kronik ağrı tedavisinde farmakolojik yaklaşımlarla beraber psikolojik tedavi, fizyoterapi seansları, periferik sinir sistemi uyarıcıları gibi farmakolojik olmayan yaklaşımların bir araya getirilmesi gerektiği tıp dünyasınca kabul edilmiş gerçeklerden biridir[1,2].

Kronik ağrının tedavisinde farmakolojik yaklaşımlar

Kronik ağrı tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında sinaptik norepinefrin ve serotonini artıran antidepresanlar, nöronal uyarılabilirliği azaltan ajanlar, opioidler ve çokça reçete edilen steroid olmayan anti-inflamatuar (nonsteroidal anti inflammatory drugs-NSAIDs) ilaçlar gibi analjezikler bulunur. NSAID, ağrı ve iltihabı azaltmadaki etkinliği nedeniyle dünya çapında en yaygın kullanılan ilaçlar arasındadır. Kronik ağrı üzerine yapılan kapsamlı araştırmalara bakıldığında, kronik ağrısı olan tüm insanların yaklaşık yarısı NSAID’ler (% 55) ile tedavi edilirken, diğer yarısı parasetamol (%43) ve zayıf opioidler ile tedavi edilmektedir [1,2,3,4,5].

Kronik ağrının tedavisinde Nanoteknolojik yaklaşımlar

Kronik ağrı tedavisinde ve diğer bir çok hastalığın tedavisinde kullanılan yarılanma ömrü kısa ilaçların çoğu tablet ve kapsül formunda üretilmekte ve bu farmasötik formlar vücuda girer girmez dağılıp, çözünmektedir. Bu formlarla yapılan tedavide, ilacın emilimi genellikle etkin maddenin özelliğine göre 2-3 saat sürmekte ve kan seviyesi birkaç saat içinde en yüksek seviyeye ulaşmaktadır. Bundan sonra ilaç vücut tarafından metabolize edilmekte ve son olarak elimine edilmektedir. Bu durumda, bu kısa yarı ömürlü ilaçlar ile yapılan tedavide tekrarlanan dozlara ihtiyaç duyulur. Kısa yarı-ömürlü ilaçlarla yapılan tedavideki bu problemleri, uzun süre ilaç salımı yapabilen polimerik nanopartiküller gibi nanoteknolojik yaklaşımlar çözmektedir. Bu tip nano-sistemlerle yapılan tedavide hasta sık sık ilaç almak zorunda kalmayıp, tek bir dozla uzun süreli tedavi sağlanabilmektedir. Geleneksel farmakolojik yöntemler ve tablet, kapsül gibi geleneksel farmasötik ilaç taşıyıcı sistemlerle yapılan tedavideki en büyük dezavantaj olan hasta uyuncu problemi, nano-ilaç taşıyıcı sistemler ile çözülebilmektedir [1,2].

Kronik ağrı tedavisinin etkin çözümünde umut vadeden araştırmalar

Buraya kalan olan kısımda ağrı ve yeni yaklaşımların neler olduğundan kısaca bahsettim. Bu bölümde ise kronik ağrı tedavisinde kullanımı planlanan bazı araştırmalarla devam ediyorum.

Deksketoprofen trometamol (DT), NSAID ilaç grubuna ait çok reçete edilen bir etken maddedir. Kas-iskelet sistemi ağrısı, dismenore, diş ağrısı, postoperatif ağrı gibi hafif ve orta şiddetteki ağrıların tedavisinde kullanılmaktadır. DT’nin dağılım ve eliminasyon yarı ömrü sırasıyla 0.35 ve 1.65 saattir. DT ile yapılan bir çalışmada, etkin madde salımını uzatmak için DT yüklü polimerik nanopartikül ve katı lipit nanopartikül sistemi hazırlanmıştır. Hazırlanan formülasyonların karakterizasyonu yapılmış, ilaç salım profili 48 saate kadar uzatılmış ve optimum formülasyonların belirlenmesinin ardından kararlılık, sitotoksisite ve in vivo hayvan deneyleri gerçekleştirilmiştir. Daha uzun süre analjezik etkinlik gösteren iki farklı ilaç taşıyıcı sistem başarıyla hazırlanmış ve dolayısıyla kronik ağrı tedavisinde istenilen hedefe ulaşılmıştır [3,4]. DT ile ilgili diğer bir çalışmada ise nanopartiküller FDA tarafından onaylanan ‘poli-laktik-co-glikolik asit (PLGA)’ isimli polimer ile hazırlanmış ve kısa yarı ömürlü bu etkin maddenin salımı 10 güne kadar uzatılmıştır [5]. Literatür incelendiğinde flurbiprofen ve ketoprofen lizin gibi kısa yarı ömürlü ilaçların nanoteknoloji bazlı salım sistemleri bulunmaktadır [1,2].

Görüldüğü üzere kronik ağrının etkin tedavi çözümünde araştırmalar yapılmış ve yapılmaya hızla devam etmektedir. Eğer konu ilginizi çekiyorsa, kaynakça bölümünde verdiğim makaleleri okumanızı tavsiye ederim.

Sevgiyle Kalın

 

Kaynakça

[1]       A.A. Öztürk, U.M. Güven, E. Yenilmez, B. Şenel, Effects of different derivatives of eudragit polymer on entrapment efficiency, in vitro dissolution, release kinetics and cell viability results on extended release flurbiprofen loaded nanomedicines, Lat. Am. J. Pharm. 37 (10) (2018) 1981-1992.

[2]       A.A. Öztürk, N.İ. Çinar, E. Yenilmez, Development of nano-sized ketoprofen lysine incorporated Eudragit® S100 nanomedicine by double emulsion solvent evaporation and in vitro characterization, J. Pharm. Pharmacogn. Res. 7(1) (2019) 47-58.

[3]       A.A. Öztürk, E. Yenilmez, B. Şenel, R. Arslan, Y. Yazan, Dexketoprofen Trometamol-Loaded Kollidon® SR and Eudragit® RS 100 Polymeric Nanoparticles: Formulation and In Vitro-In Vivo Evaluation, Lat. Am. J. Pharm. 36 (11) (2017) 2153-2165.

[4]       A.A. Öztürk, E. Yenilmez, Y. Yazan, Dexketoprofen trometamol-loaded Eudragit® RL 100 nanoparticle formulation, characterization and release kinetics, Acta. Pharm. Sci. 57(1) (2019) 69-84.

[5]       A.A. Öztürk, L. Martin-Banderas, M.D. Cayero Otero, E. Yenilmez, B. Şenel, Y. Yazan, Dexketoprofen trometamol-loaded Poly-Lactic-co-Glycolic Acid (PLGA) nanoparticles: Preparation, in vitro characterization and cyctotoxity, Trop. J. Pharm. Res. 18 (1) (2019) 1-11.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It