23 Ocak 2018

“OTC ürünlerin eczacı danışmanlığında tek satış yeri eczaneler olmalıdır”

fulya 5 

22 yıldır İstanbul Fulya’daki eczanesinde hizmet veren Ecz. Fulya Urgancıoğlu ile bir söyleşi gerçekleştirdik:

Bize biraz kendinizi tanır mısınız?

Gaziantep Anadolu Lisesi’ni bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde lisans eğitimimi tamamladım. Mezuniyetten sonra iki yıl Boston‘da yaşadım. Bu süre zarfında önce Boston Üniversitesi’nde İngilizce, daha sonra da Northeastern Üniversitesi’nden işletme dersleri aldım. Daha sonra Harvard Üniversitesi Extension School’da İş İdaresi ve yöneticilik Programı’nı tamamladım. 1996 yılında Nişantaşı Fulya Eczanesini açarak serbest eczacılık yapmaya başladım. Yurt içinde ve yurt dışında çok çeşitli eğitimlere, kongrelere katıldım. Mesleğimin gelişimi için çok önemli olan Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği’nin kurucu üyeleri arasında yer aldım. Pharmetic Sağlık Dergisi’ni hayata geçiren eczacılardan biri olmanın da gururunu yaşıyorum. Halen hem dergimizde hem de dernekte Proje Geliştirme Komisyon Başkanı olarak görevime devam ediyorum. Bunlarla beraber geçtiğimiz yıl sevgili dostum ve meslektaşım Ecz. Neylan Zırhlıoğlu ile birlikte bir sağlık portalı olan TekAdresEczane.com’u hayata geçirdik.

Mezun olduktan sonra Harvard Üniversitesi’nde iş idaresi yöneticilik programını tamamladınız. Bu bölümü okumak mesleğinizde size neler kattı?

Bizim dönemimizde Eczacılık Fakültesi’nde işletme ve iş idaresine dair bir eğitim verilmiyordu. Oysa hepimizin bildiği gibi eczanelerimiz aslında birer KOBİ. Bir şirkette; insan kaynakları, muhasebe, satın alma, pazarlama gibi bir çok departman vardır. Bir eczanede de aslında bütün bu departmanların işleri yapılır ama hepsinin yöneticisi eczacıdır. Dolayısıyla Harvard’da aldığım eğitim işimin sağlık danışmanlığı haricindeki kısmında gelişimime katkı sağladı ve analitik düşünme becerimi arttırdı.

Meslekte 22. yılınız. 22 yıl öncesiyle şimdiyi karşılaştırırsanız eczacılık mesleğinde neler değişti acaba?

Eczanemi 1996 yılında açtım. O yıllarda ilaç dışı kategori yok denecek kadar azdı. Hizmetlerimiz ilaç, reçete ve ıtriyat ağırlıklıydı. 1998 yılında dermokozmetik ve OTC alanında iki güçlü şirketin pazara girmesiyle eczanelerde ilaç dışı kategori oluşmaya ve önem kazanmaya başladı. Hemen arkasından 2000’li yıllarda yaşanan değişiklikler; 2002 yılında devletin sağlık harcamalarını kontrol altına almak amacıyla sağlık sektöründe farklı bir politika izlemeye başlaması, SGK ilaç fiyatlarındaki düşüş, ayrıca referans uygulamalar sonucunda reçeteli ilaç satışlarındaki azalma, ilaveten tüketici alışkanlıklarının ve aslında dünyamızın bu süreçte müthiş değişmesi eczanelerin ekonomik anlamda ayakta kalması için ve gelişmesi için reçeteli ilaç dışı kategoriyi oldukça önemli hale getirdi. Buna bağlı olarak koruyucu sağlık ve eczacının danışmanlığı önem kazandı. Eczacılık artık raftan ilaç alıp küpürü keserek hastaya vermekten çok farklı bir boyuta geçti. Bende eczanemde bütün bu dönüşümleri yaşayarak hizmetime devam etmekteyim.

Danışman eczacılığın birçok eczanede uygulandığını görüyoruz. Danışman eczacılık ile ilgili görüşleriniz neler?

Eczanelerimizde danışmanlık yapmak mesleğimizin en önemli gerekliliklerinden biri. Eczanemize gelen müşterilerimize bilgi ve tecrübe birikimimiz dahilinde; ihtiyacı olan her konuda danışmanlık yaparak sağlıkları için doğru ürünleri öneriyoruz. Bu danışmanlığı; bazen reçetedeki ilaçların doğru kullanımı ile ilgili önerilerle, bazen de kronik hastalıkları için gerekli vitaminleri önererek gerçekleştiriyoruz. Bunların yanında cilt problemlerinin giderilmesi için gerekli kremlerin önerilmesinden; kilo problemleri, saç problemleri, yorgunluk ve enerji problemleri için gerekli destek ürünlerinin önerilmesine kadar danışmanlığımız geniş bir alanı kapsıyor.

Dermokozmetik ürünler eczanenizde yoğun olarak yer alıyor. Dermokozmetik’in tek satış yeri sizce neden eczaneler olmalı?

Dermokozmetik ürünler tedavi edici veya tedaviye yardımcı ürünlerdir. Saç ve cilt bakımı hem sağlık hem güzellik için çok önemlidir ve doğru ürün kullanılmazsa istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu yüzden doğru ürün tavsiyesi ve doğru kullanım çok önemlidir. Bizler eczanelerimizde bazen doktor reçetesi ile bazen de eczanelerimizdeki cilt analizleri ve uzmanlığımızla yaptığımız teşhisler sonucu cilt için doğru olan ürünü müşterilerimize tavsiye etmekteyiz. Aynı şekilde saçta ve saç derisinde olabilecek çeşitli sorunların teşhis ve tedavisinde dermatolog ve eczacıların önerileriyle hareket edilmesi halk sağlığı açısından çok önemlidir. Bütün bunların yanında hepimiz güzel yaş almak, sağlıklı cilt, saç ve tırnaklara sahip olmak istiyoruz. Biz sağlıkçıyız ve bu konularda eğitim alan bir meslek grubuyuz bu yüzden dermokozmetik ürünlerin doğru satış noktası eczanelerdir.

Eczanelerde OTC ürün alanı gün geçtikçe artıyor. OTC’nin geleceğinden biraz bahseder misiniz?

İnsanların bilinçlenmesi, ortalama yaş ömrünün uzaması, stres vb. yaşam koşullarından dolayı koruyucu sağlık gün geçtikçe önem kazanıyor. Artan taleple birlikte gelecekte de eczanelerde OTC ürünlerine daha fazla yer ayrılacağını düşünüyorum. Bunun yanı sıra eczanelerde artan işletme giderleri yüzünden eczane ekonomisine de anlamlı bir katkısı olmaktadır. Bu sebeplerle OTC’nin geleceğinin çok parlak olduğunu düşünüyorum.

OTC ürünlerin satış yerinin de sadece eczaneler olması ile ilgili neler söylersiniz?

OTC ürünler koruyucu sağlıkta kullanılan ve tedaviye yardımcı, reçetesiz satılan eczane sağlık ürünleridir. OTC ürünleri önerilirken önemli olan, doğru desteğin, doğru endikasyonla, doğru dozda verilmesi ve yeterli süre boyunca kullanılmasıdır. Bu ürünlerin bilinçsizce kullanımı sağlığa ciddi zararlar verip kalıcı hasarlara yol açabilirler. Bu ürünlerin eczacı danışmanlığında tek satış yeri eczaneler olmalıdır.

Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği kurucu üyesi ve (PGED) Proje Geliştirme Komisyonu Başkanısınız. Bu görevinizden ve çalışmalarınızdan biraz bahseder misiniz?

Derneğimizin kurucu üyelerinden biri olmak benim için büyük bir onur. Yıllar içinde derneğimin hemen her kademesinde görev alarak çok güzel ve özel projeler yapma şansını yakaladım. Geçmiş yıllarda da Proje Geliştirme Komisyonu olarak firmalarımızla ortak projeler ürettik. Örneğin; kadın sağlığı ve güneşin zararlı etkilerinden çocukları korumak ile ilgili çok güzel projeler gerçekleştirdik. Kontrol Sende Projesi kapsamında kadınları doğum kontrolü konusunda bilinçlendirmek için Türkiye çapında çalışmalar yaptık. Güneş projesi kapsamında Türkiye’nin 13 şehrinde 5 bin öğrenciye seminerler verdik. Geleceğin E hali 2016’da Çerkezköy Eczane Projesini sektörle paylaştık. Bir eczaneyi baştan yaratarak, eczanenin yeri nerede olursa olsun, doğru yönetilen, doğru dekore edilen ve eğitimlerle doğru danışmanlık verilmesi sağlanan bir eczanenin değişimine hep birlikte şahit olduk. Bu sene büyük bir bebek maması firması ile Bin Gün Bebek Beslenmesi projemizi hayata geçiriyoruz. Bu proje kapsamında; bebeğin anne karnına düşmesinden 24 aylık olana kadar geçen 1000 günün önemi konusunda ilk önce eczacıların ve ekiplerinin aldıkları eğitimlerle uzmanlaşmasını sağlamak, daha sonra eczacıların annelere bebek beslenmesi konusunda doğru danışmanlık yapmasını sağlamayı hedefliyoruz. Eczanelerde henüz tam anlamı ile oluşmamış ve yüksek potansiyele sahip olduğunu düşündüğümüz Anne-Bebek kategorisini geliştirmek de hedeflerimiz arasında yer alıyor. Projenin startını İstanbul toplantısı ile verdik, İzmir ve Ankara toplantıları ile projemiz devam edecek. Bu sene Proje Geliştirme Komisyonu olarak Pharmetic Gençlik Komisyonu’nu kurduk. Çeşitli üniversitelerin eczacılık fakültesi öğrencilerinin potansiyellerini bizim tecrübelerimiz ile birleştirip, öğrencilerle iletişim halinde olmayı ve onların ihtiyaç duydukları eğitim ve staj imkânlarını sağlayarak onları mesleğe doğru şekilde hazırlamayı amaçlıyoruz. Projelerimizi bir sosyal sorumluluk projesi ile taçlandırıyoruz. Gülmek İyileştirir Derneği ile yaptığımız ortak çalışmada, kanserli çocukların rahatlıkla zaman geçirebileceği hijyenik bir oyun ortamı oluşturmak için çalışıyoruz. Bu projeye katkı sağlamak amacıyla dernek olarak İstanbul Maratonu’nda çocuklar için koştuk.

Sektörün önemli etkinliklerinden Geleceğin E hali organizasyonunda da emekleriniz büyük. 2018 yılında bu etkinlik düzenlenecek mi? Biraz bilgi verebilir misiniz?

Bu çok heyecanlı olduğumuz bir konu. 28-30 Eylül 2018 tarihleri arasında en büyük eczacılık buluşması olan Geleceğin E hali 3 düzenlenecek. Kongremizin ayrıntılarını 18 Ocak 2018’de Çırağan Sarayı’nda yapacağımız lansmanla tüm meslektaşlarımız, iş ortaklarımız ve basınla paylaşacağız.

Ecz. Neylan Zırhlıoğlu ile birlikte kurduğunuz www.tekadreseczane.com ile ilgili neler söylersiniz? Böyle bir siteyi neden kurma ihtiyacı hissettiniz? Geri dönüşümler nasıl?

Dijital dünyada artan sağlık alanındaki bilgi ihtiyacı ve bu konuda bilgiye erişimin kolay olması internette çok fazla kaynaktan bilgi üretilmesini sağladı. Bununla birlikte tüketicilerin doğru bilgiye ulaşmasının önemi ve zorluğu da arttı. Yıllardır sağlık alanında elde ettiğimiz bilgi ve tecrübemizi daha fazla insana ulaştırmak için eczanelerimizin dışında bir de dijital bir platform kurarak Türkiye’deki herkese ulaşmayı, internette doğru bilgiyi paylaşmayı hedefledik. Özellikle sağlık alanında eğitimi, altyapısı ve yeterli bilgisi olmayan birçok internet kullanıcısının blogger kimliği altında yanlış bilgiler paylaştığına şahit oluyoruz. Sağlık gibi son derece insan yaşamı için önemli olan bir alanda doğru bilginin doğru kişilerden paylaşılması oldukça önemli. TekAdresEczane.com’un web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinde her ay binlerce kişiye doğru bilgiyi ulaştırıyoruz. Sadece Instagram’da her ay 50 bin kişiye erişen bilgi paylaşımımız ve takipçilerimizin ilgisi bizi çok mutlu ediyor.

Eczacılar son yıllarda içinde bulundukları ekonomik durumdan memnun değiller. Bu durum nasıl aşılır sizce?

Bu durumdan ancak değişerek çıkabiliriz. Değişim derken,

  • İlaç dışı kategoriye önem vermek,
  • Eczaneyi ve ekibi doğru yönetmek,
  • Doğru stok yönetimi ve satın alma,
  • Hastayla doğru iletişim,
  • Ürünlerin eczanede doğru konumlandırılması,
  • Kendini geliştirmeye ve yenilikleri takip etmeye önem vermek,
  • Ve doğru dekorasyon gibi birçok konu ekonomik memnuniyetsizliğin aşılmasına destek olacaktır.

Biraz önce bahsettiğim ve bu konuda meslektaşlarımıza yeni bir bakış açısı kazandıracağını düşündüğüm, Geleceğin e Hali projesindeki Çerkezköy Esra Eczanesi’nin hikâyesini okumalarını öneririm.

 

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It