4 Temmuz 2015

YÜZDE 100 ECZACI KURULUŞU: FİTOEM

hakan canErim İlaç Kozmetik ve Gıda Ürünleri San. Tic. Ltd.Sti. kurucuları Uzm. Ecz.Ergin Yazıcıoğlu ve Ecz. İbrahim Yaman ile Fitoem markası üzerine bir sohbetimiz oldu.

Fitoem markası nedir? Kısaca kuruluşunuz, hedefleriniz ve firmanın ileriye dönük projelerinden bahseder misiniz?

Sorularınıza biraz geriye dönerek cevap vermek istiyorum, 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne başladığımın ilk haftasında Farmasötik Botanik dersimize efsane hoca Prof. Dr. Asuman Baytop gelmişti hem tanışma hem de ders içeriğiyle ilgili bilgiler verdikten sonra “…çocuklar çok zengin bir floramız var, mezun olduğunuzda sadece eczane açmayı düşünmeyin, bu değerli kaynağı ülkemiz ekonomisine kazandırmayı da düşünün” dediği bugün gibi kulaklarımda; aslına bakarsanız böyle bir konuya eğilmemizdeki meşalenin ateşlenmesi o zamanlara kadar uzanıyor, sonrasında okulun bitiminde Farmakognozi ABD, Farmasötik Botanik Bilim Dalında Yüksek Lisans yaparak konuyla ilgili bilgi ve görgümün gelişmesine çalıştım, ilerleyen dönemde çok kıymet verdiğim değerli yol arkadaşım İbrahim Yaman ile birlikte “erişilebilecek uzaklık, iyi bir şeye işaret eden durum” anlamına gelen aynı zamanda da isimlerimizin hecelerinden oluşan Erim İlaç kozmetik ve Gıda ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini kurduk. Sahip olduğumuz üretim tesisi her türlü bitkisel ürünün üretilmesine imkan verebilecek bir alt yapıya sahip olup, üretimi yapılacak olan ürünler dört ana grup altında toplanabilir, bunlar sırasıyla süzen poşet bitki çayları, bitkisel extreler ve bitkisel sabit ve aromatik yağlar, bitkisel toz karışımlar ve bitkisel kapsüller olarak üretimimizi tanımlayabiliriz. Firmanızın kuruluş hedefleri arasında olmazsa olmaz olan “farmasötik standartlarda ve normlarda insan sağlığına katkı sağlayacak doğru ürünleri geliştirerek yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda aranan ve tanınan bir marka olmak var.” Bu kapsamda evrensel bir tanımlayıcı olan latince bitkisellik ve doğallık anlamındaki “fito-” ön eki ile öz türkçemizdeki ilaç anlamındaki “em” kelimelerini birleştirmek suretiyle “fitoem- bitkisel ilaç” adlı markamızı oluşturduk ve bu kapsamda üretim yelpazemizin ilki olan süzen poşet bitki çaylarını sağlık danışmanı olan meslektaşlarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Meslektaşlarımızın bu tür yatırımlar yapması bizim için mutluluk verici, öncelikle sizi bu girişimcilik örneğinizden dolayı tebrik ederim. Peki, firma olarak neden Fitoem Ürünleri tercih edilmeli? Bu konuda Fitoem’in marka değerini biraz açar mısınız?

Eczacının bilgi ve donamıyla faaliyet göstermesi gereken bir alanda, konuyla hiç alakası olmayanların faaliyet göstermesi çok üzücü, sizin böyle bir konuyu meslektaşlarımızın dikkatlerine sunması ise çok önemli, bu noktada asıl biz sizi tebrik ediyoruz. Bizler, geçmişten gelen bu zenginliğin evrensel bilim ışığında  insan sağlığını destekleyen, yaşam kalitesini artıran doğru ve güvenli  ürünler olarak ilgili kitlelere sunulmasında, mesleki  sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz. Firmamız, hizmet ettiği  ilgili kitleleri “Sağlıklı yaşam  ortağı” olarak görüyor ve doğru ve güvenli ürünlerin ilgili kitlelere ulaştırılmasının mesleki sorumluluğumuzun gereği  olduğunu, İnsan sağlığının her şeyin önünde olduğu bilinciyle ve bilimsel veriler ışığında  doğru, güvenli ve sağlıklı ürünlerin üretilmesinin ve ilgili kitlelere sunulmasının, bir mesleki vazife  olduğunu, ayrıca dünyada, kabul görmüş ve etkinliği bilimsel verilerle ispatlanmış olan, bitkisel ürünlerin sağlıklı ve kullanımı kolay farmasötik formlarda ülkemiz insanlarına da  sunulmasının, mesleki bilgi ve birikimimizin sonucu olduğunu düşünüyoruz. Ürünlerimizi üretirken işte bu bilinç ve sorumlulukla üretim yapıyoruz. Fitoem de bu bakış açısının ilk meyvesidir.

Ürünlerinizin güvenirliliği açısından almış olduğunuz güvenceler neler? Gıda güvenliği kalite yönetim sistemi ile ilgili bize bilgi verebilir misiniz?

Üretim altyapımızı oluşturan tesisimiz TS EN ISO 22000:2005 kalite üretim belgesine sahiptir. Bu kapsamda üretimin her aşaması denetlenebilir ve kayıt altına alınabilir standartlardadır. Asıl önemli olan detaylar üretimin parçalarında saklı, biz mesleki sorumluluğumuz gereği, her bir bileşen için tabir caiz ise tedarikçiden imkânsızı talep ederek ürünlerimiz planlıyoruz.

Teknik detaylara değinelim biraz da, Fitoem Tıbbı Çay’larınızın droglarını nereden temin ediyorsunuz? Üretim merkezinizde son ürün oluşuncaya kadar ne tür işlemelere tabi tutuyorsunuz.

Hammaddeler dünya kalitesinde global tedarikçilerden temin ediyoruz, mesela, süzen poşet bitki çayları için konuşacak olursak, hammaddesinden sarf malzemesine kadar her şey A+ kalite de ve sertifikalı malzemelerden titizlikle seçiliyor mesela hammaddeler farmakope (Avrupa Farmakopesi 7) ve Alman TD Standartlarında, filtre kağıdı ISEGA belgeli bu belge kendi ürün gamında alınabilecek en son nokta, diğer taraftan çok basit gibi görülen ip ise FDA sertifikalı, sonuç olarak bizler mesleki sorumluluğumuzun gereği olarak bu bilinç ve titizlikle üretimi gerçekleştirmeye özen gösteriyoruz.

Ülkemizde bildiğiniz üzere 12.000 üzerinde tohumlu bitki türü var. Böyle zengin flora içerisinde 3700 civarı endemik tür bulunmaktadır. Ülkemizin böyle büyük bir zenginliği varken, drog ve bitkisel ürünlerden yapılan ilaç üretimde maalesef çok gerideyiz. Hal böyleyken sizin firma olarak Hammaddeden son ürüne kadar yerli sermayeyi kullanarak üretim yapmayı hedefleyen bir stratejiniz var mı? Varsa %100 yerli üretim için neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Yapmış olduğunuz tespitlerin hepsi doğrudur, nihai olarak vizyonumuzda bu da var fakat hammadde üretimi işin farklı bir o kadar da zor bir boyutu. Bu boyuta geçmeden önce devlet desteğinde tıbbi bitki kültürünün yapılıyor olması gerekiyor, aksi takdirde periferde oluşmamış olan bilinç ekonomik kaygılarla floranın tahrip edilmesine ve tür kayıplarına neden olabilir. Bu nedenle ileriye dönük olarak yapılacak pilot uygulamalar ve yeni yeni başlayan bazı türlerdeki devlet desteleriyle bu konunun ileri dönük olarak şekilleneceğine inanıyorum.

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası’nın verilerine göre Dünya OTC Pazar payının büyüklüğü 100 milyar USD olarak tahmin ediliyor. Şuan ithal eden ülke konumundayız. Ve artık Türkiye’de firmalarımızın ihraç eden konuma geçebilmesi gerektiğini düşünmekteyim. Konu ile ilgili, yurt dışı ile bağlantı kurduğunuz ileriye dönük anlaşma yapmayı düşündüğünüz ülkeler var mı? Veya böyle bir girişimde bulunuyor musunuz?

Yurtdışı pazarlarla ilgili temaslarımız var, ama şunu da belirtmek isterim ki OTC pazarı içerisindeki fitofarmakonlar hususunda bizim önümüzde uzunca bir yol var. Çünkü pazarda baş at olan oyuncular öncesinde bu konuyla ilgili standartları çoktan oluşturmuşlar, diğer taraftan tüketici boyutunda da ne istediğin bilen bilinçli bir kitleleri var, ümit ediyorum ki yapılan son yasal düzenlemelerle birlikte bu konuyla ilgili süreç sağlıklı bir yapıya kavuşacaktır.

Bildiğiniz üzere Farmakognozi ve Fitoterapi Eğitimini alan tek meslek gurubu Eczacılıktır. Yine ülkemiz Eczacılık Fakültelerinde okumakta olan. Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora programında bulunan, akademik araştırma yapan Eczacılarımızın, yapmış oldukları araştırmalar dahlinde sizin ile formülasyonu geliştirilmiş yeni bitkisel ürün, bitkisel ilaç yapmayı düşünseler. Firmanıza böyle bir talep de bulunsalar ne düşünürsünüz?

Faaliyete başladığımız bu sektör içerinde bizlere ışık tutacak ve geliştirecek olan en önemli faktör bilimsel prensiplerden ve bakış açısından kopmamamızdır. Bu kapsamda, geçmişten günümüze bilimin değerleriyle, akademik disiplinle şekillenmiş tekrarlanabilen doğruları bizlere sunan saygıdeğer meslektaşlarımızla işbirliği içerisinde olmak ve yeni ürünler geliştirmek bizlere onur verecektir.

OTC News dergisindeki köşemde konuğum olduğunuz için çok teşekkür ederim. Mesleğimiz ile ilgili önemli sıkıntıların yaşandığı dönemde sizin gibi girişimci Eczacıların örnek olması bizler için çok önemli. Umarım ilerleyen süreçte güzel memleketimizin tıbbı bitkilerinin daha fazla ekonomiye kazandırılmasında ve artık kendi %100 yerli üretim ürünlerimizin ihracatını sağlayarak dünya pazarında yer edinmemize, böylece yaşanılan bunca olumsuzluğa rağmen sektörde eczacılarımıza, akademisyenlerimize yeni çalışma alanları yaratarak istihdam gelişimine katkı sağlarsınız. Firmanıza başarılar dilerim. www.fitoem.net

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It