20 Şubat 2026 / Cuma
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • Röportaj
  • Dermokozmetik
  • Yeni Ürün
  • Anne & Bebek
  • Atama
  • Vitamin
  • İlaç
  • Medikal
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • Röportaj
  • Dermokozmetik
  • Yeni Ürün
  • Anne & Bebek
  • Atama
  • Vitamin
  • İlaç
  • Medikal
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

CİLT LEKELENMESİ ve DERMOKOZMETİK ÇÖZÜMLERİ

Uzm. Ecz. Sema UYSAL ZEYBEK Yazan Uzm. Ecz. Sema UYSAL ZEYBEK
13 Şubat 2026
Kategori : Manşet
A A
Uzm. Ecz. Sema Uysal Zeybek ile Eczacılıkta Yeniliğin Peşinde Bir Kariyer

Uzm. Ecz. Sema Uysal Zeybek


Hiperpigmentasyon, ciltte ten renginden daha koyu görünüme sahip bölgelerin oluşmasıdır.
Pigmentasyon bozuklukları cilt görünümünde önemli rol oynar ve kişilerin sosyopsikolojik
açıdan kendilerini kötü hissetmelerine neden olabilmektedir.

Melanin pigmenti, melanositlerin sitoplazmasında bulunan bir organel olan melanozomda
üretilir. Melanozomlar daha sonra mikrotübüller boyunca melanositlerin dendritik yapılarına
ve oradan da keratinositlere aktarılır. Melanin üretimi; tirozinaz enzimi kullanılarak tirozinin
DOPA’ya (3,4-dihidroksifenilalanin) hidroksilasyonu ile başlar. Daha sonra DOPA’yı
dopakinona oksitleyerek melanin oluşumuna yol açan bir yolla sentezlenir.
İki tip melanin üretilir:
– Eumelanin
– Feomelanin
Bu iki türün miktarları saç rengini ve ten rengini belirler. Daha koyu ten rengine sahip
kişilerde çoğunlukla eumelanin ve daha az miktarda feomelanin bulunurken, açık ten rengine
sahip kişilerde bunun tersi geçerlidir.
Melaninlerin içeriği ve bileşimi, kişinin güneşe maruz kalmasına ve cilt tipine bağlı olarak
değişir. Daha koyu cilt (daha yüksek eumelanin içeriği), UV’nin DNA üzerindeki zararlı
etkilerine daha açık cilde göre önemli ölçüde daha dirençlidir.

Hiperpigmentasyon Çeşitleri
Melazma: Kloazma veya “hamilelik maskesi” olarak da bilinen melazma, genellikle
doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen çok yaygın bir durumdur. Melazma, düzensiz
şekilli, açık ila koyu kahverengi pigmentasyon lekeleri olarak ortaya çıkar. Bu yamalar
genellikle üst dudakta, burunda, yanaklarda, çenede, alında ve bazen de boyunda görülür.
Önerilen birçok nedensel faktör olmasına rağmen, östrojen ve UV ışığı en belirgin nedenler
gibi görünmektedir.

Melazmada terapötik amaç; melanositlerin çoğalmasını geciktirmek, melanozom oluşumunu
engellemek veya melanozomların degredasyonunu teşvik etmek olabilir. İyi bir yüksek SPF
güneş kremi ile UVA koruması ve güneşten kaçınma, topikal tedaviler (%2 ila %4 hidrokinon,
düşük etkili steroidler, kojik asit, arbutin, azelaik asit, hidroksi asitler ve retinoidler)
uygulanabilir. Genelde topikal ürünlerin bir kombinasyonu kullanılır.
Solar Lentigo: Yaş ilerlemesiyle birlikte solar lentigo görülme oranı da artar. Burada etken
güneştir ve lekeler hem akut hem de kronik maruziyet sebebiyle oluşmuş olabilirler. Yüz ve
ellerin arkası etkilenen tipik alanlardır. Bu lezyonlar nadiren 50 yaşından küçük hastalarda
görülür ve bu nedenle “yaşlılık lentigosu” olarak da adlandırılır.
Solar lentigo tedavisi; hidroksi asitler, güneş kremi, topikal retinoidler ve topikal
depigmentasyon ajanları ile uygulanabilir. Retinoidler, melanin üretimini azaltmanın yanı sıra
depigmentasyon ajanlarının ve kimyasal peelinglerin penetrasyonunu artırma yeteneğine
sahiptir.

Postinflamatuar Hiperpigmentasyon: Postinflamatuar pigment değişikliği (PIPA) olarak da
bilinen postinflamatuar hiperpigmentasyon, çeşitli cilt bozukluklarının bir sonucu olarak
ortaya çıkabilir. Akne, egzama ve alerjik reaksiyonlar gibi küçük durumlar PIPA’ya yol
açabilir. Ayrıca daha ciddi kutanöz olaylar (örn. yanıklar, ameliyatlar ve travma) veya
tedaviler (örn. kimyasal peeling ve lazerle cilt yenileme) buna neden olabilir.
PIPA’nın tedavisi zordur çünkü inflamasyonu takiben hiperpigmentasyona duyarlı kişilerde
görülür. Peeling veya lazerlerin iltihaplanmayı arttırması, süreci daha da kötüleştirecektir.
Sonuç olarak, yalnızca hidrokinon, kojik asit ve retinoidler gibi topikal ürünler bu durumu
tedavi etmek için potansiyel olarak faydalıdır.

Dermokozmetik ürünlerde hiperpigmentasyon çözümü için kullanılan aktif içeriklerden
bazıları şu şekildedir; arbutin, azelaik asit, aloesin, ferulik asit, glabridin, hidrokinon, kojik
asit, niasinamid, pirinç, glikolik asit ve laktik asittir. Kullanımlarında aktif içeriklerin
ürünlerdeki miktarı ve kombinasyonları bu aşamada oldukça önemlidir. Bu nedenle yetkili
kişilerin tavsiyelerine uyulmalı ve tedavi sürecinin uzun soluklu olabileceği unutulmamalıdır.

Kaynaklar:
Ortonne, J. P., & Bissett, D. L. (2008, April). Latest insights into skin hyperpigmentation.
In Journal of Investigative Dermatology Symposium Proceedings (Vol. 13, No. 1, pp. 10-14).
Elsevier.
Pandya, A. G., & Guevara, I. L. (2000). Disorders of hyperpigmentation. Dermatologic
clinics, 18(1), 91-98.
Baker, S. J., Ignatius, M., Johnson, S., & Vaish, S. K. (1963). Hyperpigmentation of
skin. British Medical Journal, 1(5347), 1713.

Tartışmaya katılmak için lütfen giriş yapın
OTC News

Barbaros Hayrettin Paşa Mah. 1993 Sk. Papatya Residence 2. No: 35. A Blok. Kat: 6 Daire; 109
ESENYURT/İSTANBUL
Tel: 0212- 853 63 05 Fax: 0212- 853 63 15

© 2021 Tekprosis Bilgisayar - Tekprosis Professional Partner

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • Röportaj
  • Dermokozmetik
  • Yeni Ürün
  • Anne & Bebek
  • Atama
  • Vitamin
  • İlaç
  • Medikal
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM

© 2021 Tekprosis Bilgisayar - Tekprosis Professional Partner